Fatih Erkoç'tan yıllar sonra evlilik itirafı. "Kalp krizi sonrası uslandım"

Usta sanatçı Fatih Erkoç, Empati'ye konuk oldu. Mehlika Erkoç ile 38 yıllık evliliğinden bahseden ünlü isim, "Eşime karşı yanlış davranışlarım oldu" itirafında bulundu. “Ellerim Bomboş”, “Oynatmaya Az Kaldı”, “Yol Verin A Dostlar”, “Anı” gibi şarkılarıyla tanınan Fatih Erkoç, Ahmet Mümtaz Taylan'ın sunumuyla NTV ekranlarında yayınlanan Empati programına konuk oldu. 73 yaşındaki usta sanatçı, ailesinden, Norveç'e gidiş hikayesinden, evliliğinden, sağlık sorunlarına pek çok konuya değinerek bilinmeyenlerini anlattı. Fatih’te doğduğunu ve Sinan adında bir erkek kardeşi olduğunu söyleyen Fatih Erkoç, “Babam ut sanatçısıydı, Türk Sanat Müziği’yle uğraşıyordu. Besteleri de vardı. Çocukluktan beri müziğin içindeydik” dedi. "38 YILDIR SEVGİMİZ GİTTİKÇE ARTIYOR" "Taylan'ın Aşk nedir?" sorusunu yanıtlayan Fatih Erkoç, “Aşk, elma şekeri gibidir. Sevgi ise uzun süreli bir bağlılıktır. 38 yıllık eşimle ilgili söyleyebilirim ki gittikçe artan bir sevgi hissediyoruz ikimiz de” dedi. 1986 yılında Kuşadası Altın Güvercin Müzik Yarışması’nda birinci olan “Yol Verin A Dostlar” şarkısından bahseden Fatih Erkoç, “Bu şarkıyı eşimin taliplerine yazdım” dedi ve anlattı: “Eşim Mehlika uzaktan akrabamız oluyordu. 1984’te kardeşimin düğünü için Norveç’ten geldiğimde eşim Mehlika’yı gördüm. Düğünde dans ettik ve fotoğraf çekindik. Ben birkaç gün sonra Norveç’e döndüm ve o resme bakarak aşık oldum. Annemin de bana ‘Ben sana Mehlika’yı düşünüyorum, ne dersin?' demesinden bir süre sonra biz görücü usulü evlendik." "KALP KRİZİ SONRASI DAVRANIŞLARIM DEĞİŞTİ" Ağustos ayında evliliklerinde 39'uncu yılı kutlayacaklarını söyleyen Erkoç, “2022 yılında kalp krizi geçirdikten sonra uslandım. Önceden eşime karşı serttim, daha fevriydim. Eşime karşı yanlış davranışlarım oldu” dedi. Fatih Erkoç, sözlerine “Mehlika yerine herhangi bir kadın olsa benim bu tavırlarıma dayanamazdı, onun anlayışıyla yürüyen bir evliliğimiz var” diye devam etti. “Evlilikle aile olmak arasında nasıl bir fark var?” sorusuna yanıt veren Erkoç, “Ailenin birbirine çok saygı göstermesi gerek, biz bunu yaşıyoruz. Kişisel alanlarımıza da saygı gösteriyoruz ama ben eşim kadar kibar olamıyorum” dedi. 22 YAŞINDA BAŞLAYAN NORVEÇ MACERASI Neden Norveç’e gittiğinden bahseden Erkoç, “Emin Fındıkoğlu hocamız var. Önce İsviçre’ye gitmişler, sonra Norveç’te kontrat yapmışlar. Bir arkadaşım da beni methetmiş. Emin ağabey de bana mektup yazıp çağırdı. 22 yaşındaydım ve kabul ettim” dedi ve 11 sene orada yaşadığını ifade etti. “Kendini oraya ait hissettin mi?” sorusuna yanıt veren usta müzisyen, “Uzun yıllar orada kalınca oralı gibi hissediyorsun, yüzde 100 oraya ait olmasan da en azından içselleştiriyorsun” dedi. Bu döneme dair bir pişmanlığı olup olmadığı sorusuna yanıt veren Erkoç, "1975 yılında askerliğimin son ayında Erol Pekcan, bana bir otelde solistlik ayarladı. 45 dakika sahneye çıkıyordum ve 500 lira alıyordum. O dönem bana ‘Gitme Norveç’e’ dediler ama ben dinlemedim. o kısmeti teptim” dedi. LENFOMAYI NASIL YENDİĞİNİ ANLATTI “Lenfomayı nasıl yendin?” sorusuna yanıt veren Fatih Erkoç, “Bu hastalık ilk bir arkadaşımın kızının başına geldi, o zaman duydum. Doktorlardan duyduğuma göre ilaca en çabuk cevap veren tür olduğunu duymak umut verdi bana. Bana göre bu hastalığı kabullenip, hastalıkla savaşmak lazım. Zaten hastalığım boyunca da neredeyse hiçbir işimi iptal etmedim" diyerek o günleri anlattı. Caz müziğin doğaçlamaya en açık tür olduğunu belirten Erkoç “Yapay zeka müzisyenler için ciddi bir rakip mi?” sorusuna da “Benim yaşımdakiler için değil. Bugüne kadar birçok şey yaşadık. Korsan kasetler, pandemi… Bu da öyle bir şey bence” diye cevap verdi. “KONSERVATUVAR İÇİMDE UKDE KALMIŞTI” İlkokul bitince konservatuvara başladığını söyleyen Fatih Erkoç, lise 1’e gelene kadar üç kere sınıfta kaldığını ve fizik, coğrafya, tarih gibi derslerin okutulmasının da kendisine yanlış geldiği için konservatuvarı bıraktığını söyledi. Konservatuvar okumanın içinde ukde kaldığını söyleyen Erkoç, seneler sonra 49 yaşındayken önce liseyi bitirme sınavlarına girdiğini ve çok çalıştığını ardından da konservatuvarı 3 yılda bitirdiğini anlattı.
